Nörojenik İletişim Bozuklukları:
Afazi, Dizartri ve Rehabilitasyon
İnme sonrası afaziden Parkinson hastalığındaki konuşma değişikliklerine, dizartriden travmatik beyin hasarı sonrası iletişim sorunlarına kadar — yetişkin nörolojik tablolarda 5 farklı uzmanlık alanında bireysel rehabilitasyon.
Nörojenik iletişim bozuklukları, beyindeki hasar ya da hastalık nedeniyle dil, konuşma ve bilişsel iletişim becerilerinin etkilendiği klinik tablolardır. Afazi, dizartri ve yetişkin konuşma apraksisi en sık karşılaşılan formlardır. İnme, travmatik beyin hasarı, Parkinson, MS gibi nedenler sonrası gelişir. İlk 6 ay nöroplastisite açısından kritiktir; ancak ilerleyen aylarda da terapi anlamlı katkı sağlar. Salihli ve Manisa'da ücretsiz ön görüşme ile süreç başlatılır.
📋 İçindekiler
Nörojenik İletişim Bozuklukları Nedir?
Nörojenik iletişim bozuklukları, beyin ya da sinir sisteminde meydana gelen bir hasar nedeniyle dil, konuşma ve bilişsel iletişim becerilerinin etkilendiği tabloların ortak adıdır. İnme, beyin kanaması, travmatik beyin hasarı, Parkinson hastalığı, MS, ALS, beyin tümörleri ve demans gibi nedenler bu grupta yer alır. Aileler bu sürece çoğunlukla aniden, hazırlıksız girer: bir gün hastane koridorunda durur, ertesi gün konuşmayı yeniden öğretmek için terapi odasında otururlar.
Bu hasta grubunda iletişim sorunları çok farklı biçimlerde belirir. Bazen kişi söylemek istediği kelimeyi bulamaz; bazen kelimeyi bilir ama dili motor olarak doğru hareket ettiremez; bazen konuştuklarının dinleyicide bıraktığı etkiyi izleyemez. Dil ve konuşma terapisinin yetişkin nörorehabilitasyon dalı, bu tablonun ayrı bir uzmanlık alanı olarak ele alındığı çatıdır. Çocukluk çağı tablolarından farklı olarak burada hedef yeni bir beceri kazandırmak değil, kayıp ya da bozulmuş beceriyi yeniden yapılandırmaktır.
Nörolojik bir tablo sonrası "konuşamamak", "anlamamak", "tutarsız konuşmak" ya da "bulunduğu yere uygun konuşamamak" yetersizliğin değil, beyin hasarının doğal sonucudur. Hasta tembel, ilgisiz ya da inatçı değildir; beyni belli ağları farklı kuruyordur. Bu çerçeve, hem terapide hem ailede yıkıcı yargılardan korur.
Klinikte en sık karşılaştığımız hata, bu hastaların "iyileşene kadar bekleyelim" yaklaşımıyla terapiye geç başlatılmasıdır. Oysa beyin, hasarın ilk haftalarında kendini en yoğun yeniden organize etme (nöroplastisite) dönemini yaşar. Bu pencere çok değerlidir. İlk 3 ayda başlatılan yoğun rehabilitasyon, sonraki aylarda yapılana göre ölçülebilir biçimde daha hızlı sonuç verir; ancak geç başlamak da geç olmak demek değildir — kronik vakalarda dahi anlamlı kazanımlar elde edilir.
Afazi, Dizartri ve Apraksi Ayrımı
Nörojenik tabloları doğru ayırt etmek, doğru terapinin ön koşuludur. Bu üç tablo aynı hastada birlikte de görülebilir; ancak her birinin mekanizması, terapi yaklaşımı ve prognozu farklıdır. Aileler için de bu ayrım önemli: "neye karşı çalışıyoruz?" sorusunun yanıtı süreç boyunca rehberdir.
| Boyut | Afazi | Dizartri | Konuşma Apraksisi |
|---|---|---|---|
| Mekanizma | Dil ağında hasar | Kas kontrol bozukluğu | Motor planlama bozukluğu |
| Soru | "Kelime ulaşılabiliyor mu?" | "Kaslar düzgün hareket ediyor mu?" | "Hareketler doğru sıralanıyor mu?" |
| Tipik bulgu | Kelime bulamama, anlama güçlüğü | Bulanık, tutuk, monoton konuşma | Tutarsız hatalar, arama-yoklama |
| Yutma | Genelde etkilenmez | Sıklıkla etkilenir | Etkilenmez |
| Anlama | Sıklıkla etkilenir | Etkilenmez | Etkilenmez |
| İlgili sayfa | Afazi terapisi | Dizartri terapisi | Apraksi terapisi |
Pratikte sık karşılaştığımız tablo, üç klinik formun aynı hastada farklı oranlarda iç içe geçmesidir. İnme geçirmiş bir hastada hem afazi hem dizartri olabilir; bir başkasında apraksi ön plana çıkıyor olabilir. Bu yüzden değerlendirme tek tek tüm bileşenlere bakar ve terapi planı bu karışıma göre kurulur. Çocukluk çağı konuşma apraksisinden farklı olarak yetişkin apraksisi sıklıkla bir nörolojik olaya bağlı olarak gelişir; gelişimsel değildir.
5 Alt Hizmet Alanı
Nörojenik iletişim bozuklukları çatısı altında her biri özgün bir mekanizmaya, değerlendirme aracına ve terapi protokolüne sahip beş hizmet alanı yer alır.
Afazi
İnme ya da beyin hasarı sonrası dil ağında oluşan hasara bağlı konuşma, anlama, okuma, yazma güçlüğü.
Detaylı bilgi → 💬Dizartri
Konuşma kaslarının kontrolündeki bozukluğa bağlı bulanık, tutuk, monoton konuşma. Nefes desteği yetersizliği.
Detaylı bilgi → 🧩Yetişkin Konuşma Apraksisi
Sesleri planlama-sıralama becerisindeki bozukluk. Tutarsız hatalar ve arama-yoklama davranışı.
Detaylı bilgi → 🩹Travmatik Beyin Hasarı Sonrası İletişim
TBI sonrası bilişsel-iletişim sorunları: dikkat, organizasyon, sosyal kurallara uyum güçlükleri.
Detaylı bilgi → 🌀Parkinson ve Nörolojik Konuşma
Parkinson, MS, ALS gibi hastalıklarda ses ve konuşma rehabilitasyonu. LSVT-LOUD protokolü.
Detaylı bilgi →Afazi
Afazi, beynin sol yarısında yer alan dil ağının çeşitli bölgelerinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan dil bozukluğudur. En sık nedeni inmedir; daha az sıklıkla beyin kanaması, beyin tümörleri ve travmalardır. Hasta birden konuşamaz hale gelebilir; konuşur ama söyledikleri anlamsızdır; konuşur ama yarısını unutur; ya da anlar ama söyleyemez. Afazinin farklı alt tipleri (Broca, Wernicke, global, anomik, kondüktif) hangi bölgenin etkilendiğine göre farklı tablolar oluşturur.
Aileler için en zorlayıcı yön, hastanın "içeride sağlam" olduğunu bilmek ama bunu konuşma yoluyla doğrulayamamaktır. Hasta gözüyle, mimikleriyle, vücut diliyle anlatmaya çalışır; aile bunu okumayı öğrenir. Afazi terapisinde semantik özellik analizi, melodik tonlama terapisi (MIT), kısıtlanmış indüklenmiş afazi terapisi (CIAT) ve script terapisi gibi kanıta dayalı yaklaşımlar kullanılır. Hedef yalnızca kelime üretimi değil; günlük yaşamda iletişimi yeniden mümkün kılmaktır. Bu yüzden tedavinin önemli bir kısmı aileyi de programa katar.
Afazide en hızlı düzelme ilk 3 ayda görülür; ancak iyileşme aylar ve yıllar boyunca devam edebilir. Düzenli ve yoğun terapinin etkisi defalarca araştırmayla gösterilmiştir. Aile katılımı bu sürecin en güçlü çarpanlarından biridir.
Dizartri
Dizartri, konuşma için gerekli kasların nörolojik kontrolünün bozulması sonucu ortaya çıkan motor konuşma bozukluğudur. Hastalığa göre alt tipleri vardır: flask (alt motor nöron, bell paralizisi gibi), spastik (üst motor nöron, inme), ataksik (serebellar), hipokinetik (Parkinson), hiperkinetik (Huntington), karışık (ALS, MS gibi). Her alt tipte konuşma karakteristik biçimde farklılaşır.
Tipik bulgular: konuşmanın hızlanması ya da yavaşlaması, sesin şiddetinin değişmesi, hatalı solunum desteği, monoton konuşma, kelime sonlarının yutulması, anlaşılırlığın düşmesi. Dizartri terapisinde hedef alt tipe göre değişir: hipokinetik dizartride sesin şiddetinin artırılması (LSVT-LOUD), spastik dizartride yavaşlatma ve aşırı artikülasyon, ataksik dizartride ise oran/ritm çalışmaları öne çıkar. Yutma değerlendirmesi sıklıkla dizartri ile birlikte yapılır; çünkü iki tabloda kullanılan kaslar büyük ölçüde örtüşür. Oral motor terapi entegrasyonu sürecin parçasıdır.
Yetişkin Konuşma Apraksisi
Yetişkin konuşma apraksisi (AOS), beynin sol frontal-paryetal alanlarında hasar sonucu, sesleri ve heceleri doğru sırada üretmek için gereken motor planlamanın bozulduğu nörolojik tablodur. Kas zayıflığı yoktur — kişi tek başına dil-dudak hareketlerini gerçekleştirebilir; ancak konuşma kelimesini söylemeye sıra geldiğinde sesleri doğru sırayla bir araya getiremez.
Tipik bulgular: konuşma başlamadan önce hazırlık-arama hareketleri, hece geçişlerinde tutukluk, aynı kelimeyi farklı denemelerde farklı söyleme, ünsüz kümelerinde belirgin hata, kelime uzadıkça hatanın artması, kişinin yaptığı hatayı fark edip düzeltmeye çalışması. Yetişkin konuşma apraksisi terapisinde sound production treatment (SPT), articulatory-kinematic yaklaşımlar ve PROMPT temelli teknikler kullanılır. Süreç düzenli ve yoğun seans sıklığı ister; hızlı sonuç yerine küçük ama istikrarlı ilerlemelere odaklanılır. Sıklıkla afazi ile birlikte görüldüğü için terapi planı her ikisini de hedefler.
Travmatik Beyin Hasarı Sonrası İletişim
Travmatik beyin hasarı (TBI) sonrası iletişim sorunları, klasik afazi ya da dizartri profilinden farklı bir yelpazede yer alır. Hastanın konuşması çoğu zaman akıcı görünür, kelime hazinesi yerindedir, gramer doğrudur. Ancak bilişsel temel bozulmuştur: dikkat dağınık, çalışma belleği zayıf, konunun anaformatından sapma, sıralı düşünce ifadesi güçleşmiş, sosyal kuralların okunması bozulmuştur. Sonuçta hasta saatlerce konuşabilir ama dinleyiciye önemli bilgileri organize edip aktaramaz.
Bu tabloya "bilişsel-iletişim bozukluğu" denir ve klasik dil terapisi yerine bilişsel rehabilitasyon yaklaşımıyla ele alınır. TBI sonrası iletişim terapisinde dikkat eğitimi, sosyal pragmatik beceri çalışmaları, hikaye organizasyon teknikleri, problem çözme egzersizleri, dış yardımlar (defter, telefon hatırlatıcıları) entegre edilir. Hedef yalnızca konuşma değildir; iş hayatına dönebilmek, sosyal ilişkilerin sürdürülebilmesi ve günlük rolün yeniden inşası da hedeflerin parçasıdır.
Parkinson ve Nörolojik Hastalıklara Bağlı Konuşma Bozuklukları
Parkinson hastalığında konuşma değişiklikleri hastaların büyük bölümünde görülür ve hayat kalitesini doğrudan etkiler. Tipik bulgular: sesin şiddetinin gözle görülür düşmesi (hipofoni), tek düze konuşma (monotoni), kelime sonlarının yutulması, hızlı ve anlaşılmaz konuşma, telefonun karşıdan duyulmaması. Hasta çoğu zaman sesinin değiştiğini fark etmez; çevre fark eder.
Parkinson konuşma terapisinde dünya çapında en güçlü kanıt düzeyine sahip protokol LSVT-LOUD'dur. Yoğun, kısa süreli (haftada 4 seans, 4 hafta) ve "sesimi daha gür çıkaracağım" odaklı tek hedefli bir programdır. Pek çok hastada ölçülebilir, kalıcı ses iyileşmesi sağlar. Salihli ve Manisa'da Parkinson hastalarına özel program planlanır. MS, ALS, beyin tümörü sonrası ve demans tablolarında konuşma rehabilitasyonu hastalığın seyrine göre uyarlanır. ALS gibi ilerleyici tablolarda gelecekteki kayıplar öngörülerek augmentatif iletişim sistemleri (AAC) erkenden plana eklenir. Parkinson ve nörolojik konuşma terapisi sayfamızda her hastalığa özel yaklaşım detaylandırılmıştır.
Nörolojik Hastalıklarda Tipik İletişim Profili
Her nörolojik hastalık iletişim üzerinde tipik bir iz bırakır. Aşağıdaki tablo, hangi hastalığın hangi alt tabloyla daha sık birlikte görüldüğünü özetler. Tablo tanı koymak için değil, aileye bir genel çerçeve sunmak içindir.
| Hastalık | En Sık Görülen İletişim Tablosu | Tipik Yaklaşım |
|---|---|---|
| İnme (sol hemisfer) | Afazi, konuşma apraksisi, yutma | Erken yoğun rehabilitasyon, semantik ve fonolojik terapi |
| İnme (sağ hemisfer) | Pragmatik dil güçlükleri, dikkat sorunları | Sosyal iletişim ve bilişsel rehabilitasyon |
| Parkinson hastalığı | Hipokinetik dizartri, hipofoni | LSVT-LOUD ses şiddeti programı |
| MS | Mikst dizartri, kelime bulma güçlüğü, yorgunluğa bağlı dalgalı | Enerji yönetimi, modüler kısa seanslar |
| ALS | Mikst (flask-spastik) dizartri, ilerleyici yutma | AAC sistemleri, erken sesli kaydetme |
| Travmatik beyin hasarı | Bilişsel-iletişim, sosyal pragmatik | Dikkat, organizasyon, sosyal beceri eğitimi |
| Demans (Alzheimer, frontotemporal) | Kelime bulma, hikaye organizasyon, ad bulma | İletişim destek partnerliği, çevresel uyarlamalar |
| Beyin tümörü/postop | Bölgeye göre değişen afazi-dizartri-apraksi | Bölgesel değerlendirmeye dayalı bireysel plan |
Tablo genel bir çerçevedir; gerçek profil her hasta için özgündür. Aynı hastalık iki farklı kişide farklı tabloyu öne çıkarabilir. Bu yüzden değerlendirme her hasta için bireyseldir ve tedavi planı tek bir formüle bağlanamaz.
Değerlendirme ve Tanı Süreci
Yetişkin nörorehabilitasyon değerlendirmesi, klasik çocuk değerlendirmesinden farklı bir yapıya sahiptir. Burada amaç yalnızca "ne kaybetti" sorusunu değil; "neler korunmuş, hangi kanal güvenli, günlük yaşamda hangi destekler iş görür" sorularını da yanıtlamaktır. Aileyle birlikte bir yol haritası çıkarmak değerlendirmenin asıl çıktısıdır.
İlk Seansta Yapılanlar
- Tıbbi öykü: Nörolojik tanı, lezyon yeri, hastane kayıtları, eşlik eden hastalıklar
- Premorbid profil: Olay öncesi meslek, eğitim, dil kullanım profili
- Standart afazi/dizartri/apraksi değerlendirmesi: ADD, BDAE, WAB benzeri ölçeklerle dil sistemi taraması
- Bilişsel-iletişim taraması: Dikkat, bellek, problem çözme, sosyal iletişim için kısa ölçekler
- Doğal konuşma örneği: Spontan konuşma, hikaye anlatımı, soru cevaplama
- Yutma değerlendirmesi: Gerekirse klinik yutma muayenesi ve gerektiğinde radyolojik yutma testi yönlendirmesi
- Yaşam bağlamı: Ailenin günlük rutini, danışanın sosyal rolleri, mesleki dönüş hedefleri
- Aile geri bildirim raporu: Hedefler, terapi sıklığı, ev programı çerçevesi
İlk değerlendirme yaklaşık 60-90 dakika sürer. Yetişkin nörorehabilitasyonda değerlendirme tek bir oturuma sığmayabilir; bazı vakalarda ikinci seans planlanır. Sonunda aileyle birlikte oturulur; klinik tablo, beklenen seyir, terapinin önceliği ve ev programı çerçevesi paylaşılır.
Terapi Yaklaşımı
Nörorehabilitasyon, beynin yeniden organize olma kapasitesini en üst düzeyde kullanmaya çalışan bir süreçtir. Bu kapasiteye nöroplastisite denir ve üç temel ilke etrafında şekillenir: yoğunluk, spesifiklik ve günlük yaşam ile ilişkilendirme. Ne kadar çok, ne kadar hedefe yönelik ve ne kadar gerçek yaşamla bağlantılı çalışılırsa, kazanım o kadar kalıcı olur.
Sık Kullanılan Kanıta Dayalı Yöntemler
- Semantic Feature Analysis (SFA): Afazide kelime bulma için sözcüğün anlam özelliklerini kullanarak ulaşma
- Melodic Intonation Therapy (MIT): Müzikal melodiyle dil işlevinin sağ hemisfer üzerinden uyarılması
- Constraint-Induced Aphasia Therapy (CIAT): Sözel iletişimi zorunlu kılan, jest/yazıyı engelleyen yoğun program
- LSVT-LOUD: Parkinson dizartrisinde ses şiddeti odaklı yoğun protokol
- Sound Production Treatment: Yetişkin konuşma apraksisinde sistematik artikülatör yaklaşım
- Script Therapy: Günlük yaşamdaki rutin diyalogların ezberlenip kullanılması
- Cognitive-Communication Rehab: TBI sonrası dikkat, bellek, sosyal pragmatik becerilerin yapılandırılmış eğitimi
- AAC (Augmentatif İletişim): Konuşamayan ya da ilerleyici hastalıklarda alternatif iletişim sistemleri
Terapi sıklığı klinik tabloya göre değişir. Akut ve subakut dönemde haftada 3-5 seans, kronik dönemde haftada 2 seans tipiktir. Yoğunluk önemlidir ama dayanıklılık da gözetilir; yorgunluk pek çok nörolojik tabloda terapinin önündeki en büyük engellerden biridir. Bu yüzden seanslar kısa, hedef odaklı ve danışanın günü içinde sürdürülebilir biçimde planlanır. Yutma sorunları varsa oral motor terapi ile entegre yürütülür.
Afazi terapisi sıklıkla 6-12 ay boyunca aktif olarak yürür; sonrasında idame programıyla kazanım korunur. Dizartri tablosuna göre 3-9 ay arası, konuşma apraksisi 6-12+ ay sürebilir. LSVT-LOUD gibi protokoller 4 haftalık yoğun programlardır. TBI sonrası rehabilitasyon yıllar boyunca farklı şiddetle sürebilir. Süreç ne kadar uzun olursa olsun, her yeni kazanım hayat kalitesine doğrudan yansır.
Aileler ve Bakıcılar İçin Yol Haritası
Yetişkin nörorehabilitasyonda ailenin rolü çocuk vakalarından bile daha kritiktir. Çünkü hasta günün büyük bölümünü ailesiyle geçirir; terapinin etkisini ev ortamına taşıyan da, baltalayan da çoğu zaman ailedir. Doğru iletişim partnerliği eğitimi, terapinin etkisini ikiye katlayabilir.
Yapılması Gerekenler
- Yavaşlatın ve sadeleştirin: Daha kısa, açık ve tek konuyu kapsayan cümleler kurun
- Konuşma için yeterli zaman tanıyın: Hastanın yanıtını tamamlamadan müdahale etmeyin
- Sözel olmayan iletişimi destekleyin: Jest, mimik, yazı, görsel iletişim panoları kullanın
- Mahremiyet ve onur: Hastayı odada başka biriymiş gibi anlatmayın; her zaman ona da dahil edin
- Başarıları görünür kılın: Küçük ilerlemeleri yazıp aile günlüğünde toplamak motivasyonu artırır
- Kendi enerjinize bakın: Bakıcı tükenmesi yaygındır; düzenli mola almak ve destek aramak önemlidir
Yapılmaması Gerekenler
- "Çocuk gibi" konuşmak: Sesi kısmak, yavaş ve abartılı tonlamak hastanın onurunu zedeler
- Test sorusu sormak: "Bu ne, biliyor musun?" gibi sınav havası iletişimi soğutur
- Yanlışı sürekli düzeltmek: Doğruyu nazikçe modellemek, düzeltmeden daha etkilidir
- Yerine konuşmak: Hastanın söz hakkını gözden çıkarmamak gerekir; zaman verirseniz pek çoğu kendi söyler
- İyileşmeyi tek değişkene bağlamak: "Bir ayda konuşacak" gibi keskin beklentilerden kaçınmak
Aileye verilen yazılı yol haritası, terapinin temel taşlarından biridir. Aile danışmanlığı ve ev programları hizmeti kapsamında, hastalığın özelliğine ve aile dinamiklerine uygun iletişim partnerliği eğitimi sunulmaktadır. Düzenli aile bilgilendirme görüşmeleri sürecin sağlıklı gitmesi için kritik bir bileşendir.
Sağlık Bakanlığı onaylı uzman. Salihli'de afazi, dizartri, yetişkin konuşma apraksisi, travmatik beyin hasarı sonrası iletişim ve Parkinson hastalığında konuşma rehabilitasyonu alanlarında yetişkin değerlendirme ve terapi sunmaktadır. Bu makale klinik deneyim ve güncel kanıta dayalı kaynaklara dayandırılarak hazırlanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Nörojenik iletişim bozukluğu nedir? +
Nörojenik iletişim bozukluğu, beyindeki hasar ya da hastalık nedeniyle dil, konuşma ya da bilişsel iletişim becerilerinin etkilendiği tablodur. İnme, travmatik beyin hasarı, Parkinson, MS ve demans gibi nörolojik hastalıklar sonrasında gelişebilir. Afazi, dizartri ve konuşma apraksisi en sık karşılaşılan formlardır.
Afazi nedir, geçer mi? +
Afazi, beyindeki dil merkezlerinin hasar görmesi sonucu konuşma, anlama, okuma ve yazma becerilerinin etkilendiği bir tablodur. Erken başlayan ve düzenli sürdürülen dil ve konuşma terapisi ile pek çok hastada anlamlı ilerleme sağlanır. Toparlanma süresi ve düzeyi lezyonun yerine, büyüklüğüne ve hastanın bireysel özelliklerine göre değişir.
Dizartri nedir? +
Dizartri, konuşma için gerekli kasların nörolojik kontrolündeki bozukluk nedeniyle konuşmanın anlaşılırlığının düştüğü motor konuşma bozukluğudur. Sesin şiddeti düşük, monoton, telaffuz bulanık olabilir; nefes desteği yetersiz kalır. İnme, Parkinson, MS, ALS ve TBI sonrası görülür.
Yetişkin konuşma apraksisi ile dizartri farkı nedir? +
Konuşma apraksisi sesleri ve heceleri planlama-sıralama becerisindeki bozukluktur; dizartri ise kas güçsüzlüğü ya da kontrol bozukluğudur. Apraktik hasta hangi sesi söyleyeceğini bilir ama doğru sırada kasları hareket ettiremez. Dizartride hata daha tutarlıdır ve kas zayıflığına bağlıdır. Terapi yaklaşımları farklıdır.
İnme sonrası terapiye ne zaman başlanmalı? +
Hasta tıbbi açıdan stabil hale gelir gelmez, genellikle yoğun bakımdan sonraki ilk haftalarda dil ve konuşma terapisi devreye girer. İlk 6 ay nöroplastisitenin en yüksek olduğu dönemdir; bu pencerede yapılan yoğun terapi kazanımları belirgin biçimde artırır. 6 aydan sonra da ilerleme mümkündür.
Parkinson hastalığında ses ve konuşma terapisi etkili mi? +
Evet. Parkinson hastalığında hipofoni, monotoni ve telaffuz bulanıklığı tipik bulgulardır. LSVT-LOUD gibi yoğun ses şiddeti odaklı kanıta dayalı protokoller pek çok hastada belirgin iyileşme sağlar. Erken başlanan program, hastalığın ilerlemesiyle ses kullanımının korunmasına katkıda bulunur.
Travmatik beyin hasarı sonrası iletişim sorunları nedir? +
TBI sonrası iletişim sorunları sıklıkla "bilişsel-iletişim" bozukluğu biçiminde ortaya çıkar: konuşma fiziksel olarak akıcı görünse de dikkat, bellek, sosyal kurallara uyum, akıl yürütme ve düzenli düşünce ifadesi bozulabilir. Bilişsel-iletişim rehabilitasyonu bu alana özgüdür.
Nörolojik konuşma terapisi Salihli ve Manisa'da var mı? +
Evet. Hasan Hüseyin Uslu, Salihli'de afazi, dizartri, konuşma apraksisi, TBI sonrası iletişim ve Parkinson hastalığında konuşma rehabilitasyonu alanlarında yetişkin değerlendirme ve terapi sunmaktadır. Manisa, Turgutlu, Alaşehir, Kula ve Ahmetli'den gelen aileler de randevu alabilir. İlk ön görüşme ücretsizdir.
İlgili Hizmet Alanları
İletişimi Yeniden İnşa Etmek İçin Yanınızdayız
İnme, beyin hasarı, Parkinson ya da MS sonrası konuşmada değişiklik fark ettiyseniz vakit kaybetmeden değerlendirme yapılması belirleyici fark yaratır. Salihli ve Manisa'da ücretsiz ön görüşme ile başlayalım.